İvrindi  GAZETESİ
HACI HALİS KESTANE EFENDİ'Yİ KENDİ DİLİNDEN TANIYALIM.

 


 

“Aslen Konya Taşkent'liyim. Babadan dedem, Taşkent'ten Karasınır'ahicret etmiş.

Babadan dedemin adı: Mustafa,

Anadan dedemin adı: Feyzullah,

Babamın adı: Abdülhalim,

Annemin adı: Fatma olup, Konya Karasınır(şimdi Güneysınır) doğumluyum.

Doğum tarihim 1930.

On bir yaşında babam vefat edip, yetim kaldım.Başka işe şeye gücüm yetmediği için, gece gündüz dağda koyun güdtüm ve bu çobanlığım 22 sene kadar sürdü.

17 yaşlarımda çobanlık yapmaya devam ederken, bir gece KarasınırKızılyer mevkiinde, Karaağaç'ta içinde, koyunların içinde yatarken gördüm bir rüya ile, Mevla'nın lütuflar ve manevi işaretler başladı.Rüyamda; uzun boylu, biraz sarıya dönük beyaz yüzlü seyrek sakallı, üzerinde çağla yeşil cübbeli bir zat gördüm. Sağ elinde tuttuğu büyük çay bardağının içinde, limon renginde şerbet vardı. Elindeki bu şerbet dolu bardağın üzerinde yüksekliğine 7 taksimatlı 7 çizgi vardı. Bir de, bardağın ağzına yakın belirsiz bir çizgi daha vardı. Bu zat, elindeki şerbet bardağı bana uzattı, ama;“Al i煔 demedi.

“Al i煔 demeyince de, elimi uzatıp almadım.

Bana; al iç demesini beklerken, koyunlar kalkıp uzaklaşmaya başlamış; koyun sürüsünün çıngırak sesine uyandım. Uyanınca gördüm ki; bedenim belden aşağı adeta felç olmuş gibi, ayaklarım tutmuyor.

Koyunların gittiği istikamette Elmasun köyüne ait bostan tarlası vardı. Bostana zarar verdirmemek için, kalan bütün gücümü bir araya toplayıp, dizlerim dirseklerimin üzerinde apalıyarak koyunlarımın önüne geçtim. Koyunun önüne vardığımda, orada iki kişi gördüm. Birisi, rüyamda bana şerbeti sunan zat idi. İkisi birlikte, koyunları geriye döndürüyorlarmış; bana:

-Halis, gelme! Sıhhatin yerine gelinceye kadar yat olduğun yere. Biz koyunları güderiz, hem de sahip oluruz!Dediler.

Benim de, ayağa kalkıp da koyuna sahip olacak dermanım yoktu. Bu vaziyette, birkaç saat kendime gelemedim. Onlar sağlığım yerine gelene kadar koyunu güttüler.

Biraz sağlığım yerine gelince bir yanıma gelip:

-Halis!Koynuna bak, biz gidiyoruz!. Dedi.

O anda, kim olduklarını sormak aklıma geldi:

-Siz kimlersiniz ki gecenin bu vaktinde, bu dağ başında benim imdadıma yetiştiniz!?diye sordum.

Bana:

-Ben de çobanım!LâdikliÇoban Ahmet derler bana. Bu yanımdaki de benim arkadaşım, hem de hocamdır!.dedi ve gittiler.

Daha evvel hiç görmemiş, hiç duymamıştım, sesi kulağımda kalmıştı;

-Ben de çobanım!LâdikliÇoban Ahmet derler bana.Bu yanındaki de benim arkadaşım, hem de hocamdır!diyordu.

Onlar gittikten sonra, içime bir aşk ateşi düştü.Buram buram içim yanmaya başladı.

Şimdi, kendi kendime hesap sormaya başladım; Şerbet uzatılınca, el çabukluğu yapıp da içivermedim.Şerbeti sunan muhakkak ki bir mubarek zat idi.. acaba bu şerbet neydi? diye 15-20 gün üzüldüm.

Yine bir gece kırda koyunun içinde uyuyordum. 20 gün evvel rüyamda bana şerbeti sunan zatı, rüyamda tekrar gördüm; bana:

-“Hiç üzülme Halis o şerbet sizin. Fakat, sadece senin değil de onun için içemedin. Siz yedi arkadaşınız rüyada gördüğün şerbeti içme zamanınız gelmedi de ondan içemedim. İçme zamanınız gelince,yedi arkadaş bir araya gelip içeceksiniz; müjde!müjdeleyipbeni teselli etti.

O zamanlar ben 17 yaşında idim. Acaba biz bu şerbeti ne zaman içeceğiz? Bu şerbeti benimle içecek olan arkadaşlar kimler ki? Bu şerbet ne şerbetidir? düşüncesine daldım.

Bu şerbet bize ne için içirilecek acaba diye, sabırsızlıkla beklemeye başladım. Beklerken de içimdeki aşk ateşi beni yaktı kuruttu.Bir saatlik zaman, aylar yıllar kadar uzun ve zor gelmeye başladı.

Buraya rüyadan sonra içime bir Mevlâ ateşi düştü. Bu ateş beni yaktı kavurdu. Zayıf ve bitkin düştüm. Bu durumu gören annem bana:

-Oğlum!Günden güne gelip gidiyorsun. İyice bitip tükendin. Senin mutlaka bir derdin var. Ben senin annenim. Artık bu eriyişine dayanamıyorum.

Derdin nedir söyle de; doktora, hekime mi, yoksa hacılara hocalara mı götüreceğiz; çaresine bakalım evladım!diye ısrarına rağmenben anneme:

Ağlayan gözlerim bir gün gülecek ANNE

Doktor hekim benim derdimi nereden bilecek ANNE

Akan gözyaşlarım bir gün olup dinecek ANNE

Hocalar hacılar benim derdimi nereden bilecek ANNE

Ağlayan gözlerim bir gün gerçekleri görecek ANNE

Halk o zaman beni bilecek ANNE!

diyerek derdimi anlatmaya çalışıyordum.Bunların dışında bir şey söylememe izin yoktu.

Fakat,Annem oğlunu sarartıpsolduran aşkın ne olduğunu anlamadan; 3 sene sonra asker oldum.

Acemi askerliğim,İstanbul Orhaniye Uçaksavar Tugay'ına çıktı. Birliğime katılıp askerlik görevimi yaparken annemin vefat haberini aldım. Babadan yetim iken anneden deöksüz kalmıştım. Bu üzüntü diğer üzüntü ve merakıma eklenince, ne yapacağımı, nereye gideceğimi bilemiyordum. Derdimi kendisinden başka kimsesi olmayan bir kul olarak Mevla'ya döker oldum:

Bir yandan askerim, kutsal bir ocaktayım; terk edemiyorum. Bir yandan, günler aylar geçmek bilmiyor;gönlüm cayır cayır yanıyor.

Bir yandan aşk bir yandankeder,

İkisi de etti beni heder,

Ey Allah'ım bu Halis kulun bu aşkılan,

Dağa mı yoksa çöle mi gider

Ey Allah'ım tez içir bu aşkın şerbetini; belki kederim gider.!”

Bir türlü, rüyamda bana şerbeti sunan zatı ve o gece koyunun önünde gördüğüm;

-“Bende çobanım!LâdikliÇoban Ahmedderler bana!” diyen muhteremi unutamadım.

Acaba, bu muhterem kimseleri bir daha görebilecek miyim diye beklerken, aradan geçen birçok ayrı zamandansonra bir gece nöbet bekliyordum.

Benim nöbet mıntıkam içinde, iki kişinin bana doğru yaklaştığını gördüm; parola sordum:

-Parola!Çoban Ahmet'le Arkadaşı'dır!Dediler, yanıma geldiler.

Dikkatle baktım bana rüyamda şerbeti sunan zat ve;Ben de çobanım!diyenLadikli Çoban Ahmet Ağa.

Ladikli Ahmet Ağa bana;

-“ Halis Bizi uzun zamandır beklediğini biliyoruz. Ancak, şimdiye kadar seninle görüşmemiz için izin verilmemişti. İşte bugünkü Divan Toplantımızda bize, seninle görüşmemiz emrolundu.Cenabı Hakk'tan senin için gelen emrin bildirilmesi de, bize nasip oldu.O vesile ile geldik!” dedi.

Bu arada, benim nöbetim doldu. Nöbetçi mangası onları görmüyordu. Nöbeti asker arkadaşa teslim edip nöbet mahallinden birlikte ayrıldık. Üçümüz beraber, kışlanın nizamiye kapısına kadar yürüdük.

Nizamiye kapısında gelince,Mevla'dan benim lehimeinen emri haber verip müjdelediler. Bu emir yazmama müsaade edilmediği için onu burada yazmadım. Çünkü Mevlâmız, bu sırrın gizlenmesini ve kendisi ile bu üç arkadaşın arasında sır olarak emretmişti.

Bana müjdeli haberi böylece verdiler. Bu görüşmemiz de nöbet yerimizden tugay nizamiye kapısına kadar tamam oldu.

Nizamiye kapısında gelince,Ahmet Ağa'nın yanındaki arkadaşı bana:

-“Halis şimdi görevimiz bitti. Biz gideceğiz.Üzülme.Biz senin yanına çok geliriz.Seninle uzun seneler arkadaşlık yapacağız inşallah. Sana manevi görev verilecek, görev verilince seninle beraber cihat yapacağız!” deyince..ben:

-“Siz kimsiniz! Rüyamda bana şerbet sundunuz; iç demediniz. Yirmi gün sonra yine rüyamda sizi gördüm, bana sunduğunuz şerbeti arkadaşlarla içeceğim söylediğiniz.Dört senedir bekliyorum, ne şerbet var ne arkadaşlar var. Ben o şerbeti ve sizi gördüğüm günden beri yanıyorum püryan..püryan, yalan dünya oldu bana zindan.”Deyince..








 |  Bu haber 1120 defa okunmuştur.


Köşe Yazıları  KATEGORİSİNDEN HABERLER

Derin Kuşatma

Derin Kuşatma (Bildiklerinizi Unutun – Okumayan Kaybeder)

Kesnizani ve Gülen Benzerliği..

Kesnizani ve Gülen Benzerliği.. Kesnizani ve Gülen Benzerliği.. “Kesnizani” tarikatının kurucusu Şeyh Abdülkerim Kesnizani’dir. Süleymaniye’de bir...

Muhsin Beyi anlayabilmek....

Muhsin Beyi anlayabilmek.... Şehit Lider Muhsin Yazıcıoğlu Hakka yürüyeli 9 yıl oldu. Şehit edilişinden yaklaşık 8 ay evvel İvrindi altındaki Co...

Üç aylar ve Regaip Gecesi

Üç aylar ve Regaip Gecesi Allahu Tealaya Hamdü Senalar olsun .biz aciz günahkar kullarının günahlarını afv ve mağfiret etmek,az amelle çok se...

25 Yıl Gecikmeli Gelen Karar

25 Yıl Gecikmeli Gelen Karar Bir yanlıştan dönülüyor dönülmesine de aradan yıllar geçiyor,geçen yıllar da geri gelmiyor.İlçemizin sanayisi de iş...

İlçemiz için önemli bir fırsat...

İlçemiz için önemli bir fırsat... Nasıl insan hayatında talih kuşu bir kez insanın başına konuyorsa ilçelerin tarihinde de talih kuşu birkaç kez ilç...

Peygamberin (S.A.V.) Halk Arasında Unutulmuş Bazı Sünnetleri Ve Önemi

Peygamberin (S.A.V.) Halk Arasında Unutulmuş Bazı Sünnetleri Ve Önemi Bir hadiste: ‘Terk edilip, unutulmuş bir sünnetimi meydana çıkarana, yüz şehit sevabı verilir’ deniliyor. Günlük ...

ÖLÜM ACISI

ÖLÜM ACISI “Her canlı ölümü tadacaktır(İmran -185),ayeti kerimesinde buyrulduğu gibi ,bizde öleceğiz ölüm zannedildiği kadar k...

KENDİNİ BİLEN RABBİNİ BİLİR

KENDİNİ BİLEN RABBİNİ BİLİR	İnsanoğlu kendinin var olduğunu bilince kendini yaratan bir Rabbi olduğunu da bilir. Çünkü yaratılmadan evvel yoktu...

FOTO GALERİ


Tüm videolar

İVRİNDİLİ ÇİFTÇİYE TAŞ TOPLAMA MAKİNESİ

İVRİNDİLİ ÇİFTÇİYE

İVRİNDİDE UÇURTMA ŞENLİĞİ YAPILDI

İVRİNDİDE UÇURTMA

ŞEHİT GEDİZ ÇİVİDEN YIL SONU ETKİNLİĞİ

ŞEHİT GEDİZ ÇİVİDE

Aslantekin Ve Özdemir Ailelerinin Mutlu Günü

Aslantekin Ve Özde

KUTLU DOĞUM ETKİNLİĞİ

KUTLU DOĞUM ETKİNL

Sonuçlar açıklandı;İvrindide Ak Partililer Meydanları doldurdu.

Sonuçlar açıklandı

ANKET

İVRİNDİ BELEDİYE BAŞKANI OLARAK KİMİ GÖRMEK İSTERSİNİZ?



Tüm Anketler

HAVA DURUMU

Thebaykus.com - Haber Sitesi Kur - Campus Tasarim - Havadanhaber.com